Merhaba ziyaretçi, sitemizden daha iyi faydalanabilmeniz için üye olmanız gerekiyor. Üye olmak için tıklayınız!
890x180_3
Kapat
   
©
+ Cevap Yaz + Yeni Konu aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 10

Konu: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

  1. #1
    Üye
    damla68 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Nov 2008
    Mesajlar : 166
    Teşekkür : 0
    13 mesajına 16 kez teşekkür edildi
    Tecrübe Puanı : 4
    damla68 seçkin bir yolda olduğunu belli

    Thumbs up TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    DERS 1
    ELİN ÇİZGİYE ALIŞTIRILMASI VE BASİT YAPRAK ÇİZİMLERİ.



    DERS 2
    YÖNLÜ HATAİ ÇİZİMLERİ.

    DERS 3
    YÖNLÜ VE MERKEZSEL HATAİ ÇİZİMLERİ.

    DERS 4
    BASİT ES ÇİZİMLERİ VE ES FORMUNUN ÜZERİNE HATAİLERİN YERLEŞTİRİLMESİ.


    DERS 5
    ŞEMSE ÇİZİMİ VE ŞEMSE İÇERİSİNE ES YERLEŞTİRİLMESİ.


    DERS 6
    ŞEMSE İÇERİSİNE HATAİLERİN YERLEŞTİRİLMESİ
    .

    DERS 7
    1/2 VE 1/4 ŞEMSE HAZIRLANIŞI.

    DERS 8
    KARE FORM İÇERİSİNE HATAİLERLE DESEN HAZIRLAMA VE ULAMA TEKNİKLERİ.


    DERS 9
    1/16 DAİRE FORMA HATAİLERLE DESEN HAZIRLAMA.

    DERS 10
    1/16 DAİRE FORMA DESEN HAZIRLAMA.

    DERS 11
    YAZI KENARINA DESEN HAZIRLAMA

    DERS 12
    RUMİ ÇİZİMLERİ.

    DERS 13
    DETAYLI RUMİ ÇİZİMLERİ.


    DERS 14
    ŞEMSE FORMUNA RUMİLERLE DESEN HAZIRLAMA.

    DERS 15
    YAZI KENARINA RUMİLERLE DESEN HAZIRLAMA.

    DERS 16
    YAZI KENARINA RUMİLERLE DESEN HAZIRLAMA.

    DERS 17
    BOYAMA TEKNİKLERİ.



    DERS 18
    BASİT LALE TARAMASI.




    DERS 19
    HALKER TARZI BUYANARAK HAZIRLANAN LEVHA ÇALIŞMASI.


    DERS 20
    RUMİ VE HATAİ DESENLERİ İLE HAZIRLANMI MADALYON.


    Konu damla68 tarafından (11-27-2008 Saat 04:55 PM ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Üye
    postmodern - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Jan 2009
    Mesajlar : 1
    Teşekkür : 0
    0 mesajına 0 kez teşekkür edildi
    Tecrübe Puanı : 0
    postmodern seçkin bir yolda olduğunu belli

    Standart Cevap: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    Damla68 çalışmalar çok güzel dersleri sıralamışsın fakat anlatım yok .. kolay evet ama insanlara açıklama yapmadıkca çizemezler bence.. ekolünüzü az çok anladımda eğer bu çalışmalar size ait ise kimden ders aldığınızı merak ettim (?)


  3. #3
    Özel Üye
    SENEM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Nov 2007
    Mesajlar : 17.829
    Teşekkür : 7
    228 mesajına 231 kez teşekkür edildi
    Karizma
    Tecrübe Puanı : 22
    SENEM seçkin bir yolda olduğunu belli

    Standart Cevap: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    Alıntı postmodern Nickli Üyeden Alıntı üye olmadan linki göremezsiniz üye olmak için tıklayınız]
    Damla68 çalışmalar çok güzel dersleri sıralamışsın fakat anlatım yok .. kolay evet ama insanlara açıklama yapmadıkca çizemezler bence.. ekolünüzü az çok anladımda eğer bu çalışmalar size ait ise kimden ders aldığınızı merak ettim (?)
    Bırakın siz klavye şövalyeliğini de, arkadaşımız bizlere bir şeyler paylaşmaya çalışmış. Tabikide alıntı bir paylaşımdır. Elinden geldiğince bizlere bir şeyler sunmaya ve paylaşmaya çalışan bir kişiye alaylı bir şekilde tekdir değil, takdir etmemiz lazımdır!

    Lütffen artık bu forumda ki provakatörlük havalarından vazgeçin. Çünkü elinize birşey geçmez. Sadece kendinizi küçültürsünüz...

    Saygılarımla...


    Emeğinize sağlık Damla68. Teşekkürler...


  4. #4
    σя∂υℓαяℓα уєηιℓмєz вιя gαуιz ναя кαηιм∂α
    Kaya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Nov 2007
    Bulunduğu yer : Aksaray
    Yaş: 30
    Mesajlar : 5.836
    Teşekkür : 139
    429 mesajına 483 kez teşekkür edildi
    Agrasif
    Tecrübe Puanı : 10
    Kaya yakında ünlü olacak Kaya yakında ünlü olacak

    Standart Cevap: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    Alıntı postmodern Nickli Üyeden Alıntı üye olmadan linki göremezsiniz üye olmak için tıklayınız]
    Damla68 çalışmalar çok güzel dersleri sıralamışsın fakat anlatım yok .. kolay evet ama insanlara açıklama yapmadıkca çizemezler bence.. ekolünüzü az çok anladımda eğer bu çalışmalar size ait ise kimden ders aldığınızı merak ettim (?)
    Amaciniz uzum yemek mi bagci dovmek mi cozemedim ama yanlis kapidasiniz.Sizin gibilere prim tanimiyoruz baska kapiya.

    Elinize saglik damla hanim bu harika paylasim icin tesekkurler

    Bu gün yollanıyorken bir gurbete yeniden
    Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize.
    Bir kemiğin ardında saatlerce yol giden
    itler bile gülecek kimsesizliğimize

  5. #5
    Üye
    metehan90 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Apr 2010
    Mesajlar : 1
    Teşekkür : 0
    0 mesajına 0 kez teşekkür edildi
    Tecrübe Puanı : 0
    metehan90 seçkin bir yolda olduğunu belli

    Standart Cevap: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    resimler görünmüyor


  6. #6
    ..Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ...KaLpTe1CaN...Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ..
    CaN-LeYLi-LeYLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Jan 2009
    Bulunduğu yer : Yer İle Gök, Var İle Yok Arası
    Yaş: 33
    Mesajlar : 6.014
    Teşekkür : 453
    717 mesajına 834 kez teşekkür edildi
    Melek-Gibi
    Tecrübe Puanı : 14
    CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı

    Standart Cevap: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    Tezhip - Süsleme Sanatları


    üye olmadan linki göremezsiniz üye olmak için tıklayınız]



    Tezhip (Osm: Tezhib) kelimesi, Arapça zeheb (altın) kökünden türemiş olup, ‘altınlamak’ anlamına gelir. Çoğulu olan “tezhibat” “altınlama süslemeler” demektir. Tezhip günümüzde daha çok İslam kökenli kitap bezeme sanatlarına verilen addır. Tezhip sanatını icra edenlere ise müzehhip adı verilir.

    Tezhip ile Minyatürü karıştırmamak gerekir. Minyatür daha cok tasvire dayanır. Bitki, hayvan, insan ve/veya mekan tasvirleri içerir. Minyatürler yapıldıkları donemin sanat anlayışı ile koşut olarak, genellikle iki boyutlu olarak yapılmış tasvirlerdir. Tezhip ise basit bir anlatımla çoğunlukla stilize edilmiş bitki formları ya da desenlerden oluşan kimi zaman simetrik tasarımlardır.

    Günümüz Türkiye'sinde tezhipte oldukça tutucu, "klasik yaklaşım" denilen bir akım vardır. Klasik yaklaşım, tarih boyunca yaratılmış ve kullanılmış formlar ve desenleri yinelemek, form ve desenlerin ana yapılarını bozmadan değişik kompozisyonlarda kullanmaktir.

    Buna karşın, bazı tezhip sanatçıları ise klasik form ve desenleri kendi görüş ve algılarına göre değiştirerek degişik kompozisyon ve malzemelerle daha özgür bir yaklaşım tarzı kullanmaktadırlar.

    Zaman icinde unutulmuşluğa terkedilmiş bu zarif ve zor sanat, son 10 yıl içinde bu sanata gönül veren çeşitli grup ve kişilerce canlandırılmıştır. Günümüzde Türkiye'deki pek çok üniversitede "tezhip bölümleri" yetenekli sanatçılar yetiştirmektedir.

    Eski sanatçılara bir kac örnek vermek gerekirse, ilk akla gelen isimler Rikkat Kunt ve Ülker Tansı olacaktır.

    Hat ve cilt sanatlarında altınla yapılan tezhibe halkari denir. Rumî ve Hatayî üsluplarında, kitapların zahriye, hatime, başlık, serlevha, mihrabiye kısımları tezhiple süslenir. Küçük yıldız ve çiçeklere nokta, geometrik olanlara mücevher, altıgenlere şeşhane, beşgenlere seberk denir. Kur'an'da secde ayetlerine denk gelen yerlerde vakıf gülü, hizip gülü, cüz gülü bulunur. Varakçı ve cetvelkeş denilen ustalar vardır. Kalemfırça, zehmühre, boyalar müzehheplerce sıkça kullanılan aletlerdendir.

    Türklerde tezhip sanatının geçmişi

    Türk tezhip sanatının en eski örnekleri, Türklerin tarih sahnesine çıktıkları ilk devirlerden itibaren görülmüş, Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı Devleti’nin kuruluş devrinde motifler ve renkler açısından olağan gelişmesini yaşamıştır. Yavuz Sultan Selim (1512-1520) tarafından zaferle sonuçlanan Çaldıran Savaşı’ndan (1514) sonra Tebriz’den İstanbul'a getirtilen sanatçılarla bu sanatta önemli ilerlemeler ve yenilikler gözlenmeye başlanmıştır.

    Kanuni Sultan Süleyman dönemi (1520-1566) tezhip sanatı açısından zirvede olan bir dönemdir. Bu dönemde, zahriye, serlevha, sure başları ve hatime sahifelerinde zengin işçilik görülmeye başlanmış, altın çok kullanılmış ve lacivert renk dönemin önemli rengi olmuştur.

    Zahriye sahifelerinde formlar, altıgen, sekizgen, dörtgen şeklindedir. Bu devrin önemli özelliğinden biri de “saz yolu” üslubunun görülmesi ve güzel örneklerini vermesidir. Saray nakışhanesinde doğulu sanatçıların etkileri saz yolu üslubunda olduğu gibi açıkça görülmektedir. Kanuni Sultan Süleyman devrinin döneminin ekol yaratan ünlü nakkaşların başında Şah Kulu ve Kara Memi gelmektedir. 1520-1526 yılları arasında faaliyet gösteren Şah Kulu Osmanlı Sanatında kitab bezemesinden kumaşa, çiniden kuyumculuğa kadar yaygınlaşan özgün bir üslubun, saz üslubunun yaratıcısı olmuştur. Onun öğrencisi olan Kara Memi ise, Osmanlı süsleme sanatının gelmiş geçmiş en önemli sanatçılarından biri olarak dikkati çeker. Aslında müzehhip olan Kara Memi kitab sanatının klasik kuralların dışına çıkan, yeni motiflerle o güne değin görülmemiş bir üslubun yaratıcısı olmuştur. Kullanılan renkler ise altın ve laciverdin uyumu ile birlikte turuncu, yeşil, vişneçürüğü, pembe, sarı, eflatun, siyah ve bu renklerin çeşitli tonlarıdır. Çiçeklerde hemen hemen bütün renkler kullanılmıştır. Tabiattan yetiştiği şekilde alınan, gül, nergis, lale, sümbül, süsen, haseki küpesi, zerrin ve bahar çiçekleri kullanılmıştır .

    Lale Devri'nde (1718-1730) Batı sanatı etkisi Türk tezhip sanatında etkisini göstermeye başlamıştır. Bu bağlamda, Fransız Rokoko sanatının tesiri önemli ölçüde olmuştur [2]. Bu tesir sonucunda, klasik form tamamen terkedilmiş, iri çiçekler, buketler, vazo, saksı veya sepet içinde buketler, kurdela ile bağlanmış çiçekler bolca kullanılmış, XIX. yüzyılın sonuna kadar aynı üslub devam etmiştir.

    Yazı ve etrafında toplanan sanatları öğretmek üzere 1914 yılında "Medrese-t-ül Hattatin" adı ile açılmıştır. İlk müdürü Hattat Arif Bey olan mektebin amacı yazı, tezhip, halı, cilt, ebru ve ahar gibi eski sanatlarımızın devamını sağlamaktır. Mektep, Harf İnkılabı'na (1928)kadar önce kurulduğu adla, sonra "Hattat Mektebi", akabinde de "Şark Tezyini Sanatlar Mektebi" adı altında faaliyetini sürdürmüş ve nihayet 1936'da Güzel Sanatlar Akademisi'ne bağlanmıştır. Şark Tezyini Sanatlar Mektebi'nin kurulması ise doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı Atatürk'ün talimatıyla olmuştur.




  7. #7
    ..Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ...KaLpTe1CaN...Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ..
    CaN-LeYLi-LeYLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Jan 2009
    Bulunduğu yer : Yer İle Gök, Var İle Yok Arası
    Yaş: 33
    Mesajlar : 6.014
    Teşekkür : 453
    717 mesajına 834 kez teşekkür edildi
    Melek-Gibi
    Tecrübe Puanı : 14
    CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı

    Standart Cevap: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    Altın ile süsleme anlamına gelen tezhip, Farsça bir kelimedir. Ferman, berat ve Kur'an ayetleri gibi değerli evrak ve levhaların yüksek manevi değerini ifade etmek amacıyla gelişen bir sanat dalıdır.

    Ancak tezhip sanatının kökeni Uygur Türkleri'ne kadar dayanır. Bay Sungur devrinde Türk ve İran ustalarının eserleri "Herat Ekolü"nü doğurmuştur. Bu Ekol 15. yüzyılın ikinci yarısıyla 17. yüzyılın başlarına kadar sürer. Bu dönemlerde Baba Nakkaş başta olmak üzere, Saray Nakkaşhanesi'nde yetişen pek çok sanatçı Türk Tezhip Sanatı'nın şaheserlerini ortaya çıkarmışlardır.

    Özellikle Osmanlı döneminde saray bürokrasisinde yerini alan tezhip sanatı, ferman, berat gibi resmi evrakların süslemesinde de kullanılmaya başlanmış, böylece gelişiminin arkasına Osmanlı Sarayı'nı alarak en parlak devrini yaşamıştır. Kur'an-ı Kerim'in ilk ve son sayfaları (Serlevha ve zahriye), divanlar gibi el yazması kıymetli kitaplar, levhalar, fermanlar, nağmeler ve beratlar gibi çeşitli eserlerin tezhiplenmesi bir gelenek halini almıştır.
    Kanuni Sultan Süleyman Devri (1520-1566) tezhip sanatının en parlak dönemlerindendir. Tezhip çalışmalarında, özellikle zahriye, serlevha, sure başları ve hatime sahifelerinde zengin bir işçilik ön plana çıkar. Altının çokça kullanıldığı bu dönemin karakteristik rengi laciverttir.
    Zahriye sayfalarında dörtgen, altıgen ve sekizgen formlar göze çarpmaktadır. İşçilik artmış, bordür çeşitliliği fazlalaşmış, özellikle tığlar oldukça zengin bir çeşitliliğe ulaşmıştır. Sazyolu üslubunun ortaya çıkışı da bu döneme rastlamaktadır. Bunu Nakkaşhane'de çalışan doğulu nakkaşlara bağlayanlar çoğunluktadır.

    Kanuni Sultan Süleyman döneminin ünlü nakkaşları arasında, Şah Kulu ve Kara Memi sayılabilir. 1520-1526 yılları arasında çalışmalar yapan Şah Kulu, Osmanlı sanatında kitap bezemeleri, kumaş, çini ve mücevher gibi alanlara yayılan özgün saz üslubunun yaratıcısıdır. Onun öğrencilerinden olan Kara Memi ise, Osmanlı süsleme sanatının en önemli sanatçılarından biri olarak kabul edilir. Aslında müzehhib olan Kara Memi, özellikle kitap süslemesinde klasik kuralları esneten ve o güne kadar görülmemiş bir üslubun yaratıcısı olmuştur.
    Bu dönemde kullanılan renkler ise altın ve lacivertin uyumu ile birlikte turuncu, yeşil, vişne çürüğü, pembe, sarı, eflatun, siyah ve bu renklerin çeşitli tonlarıdır. Çiçek motiflerinde hemen hemen tüm renklere yer verildiği görülür. Genellikle gül, lale, süsen, nergis, sümbül, haseki küpesi, zerrin ve kır çiçekleri kullanılmıştır.

    17. yüzyılda tezhip sanatı, 16. Yüzyılın birikimlerini korumuş ancak üzerine bir şey eklememiştir. Bir anlamda durgunluk dönemi olarak da düşünülebilir. Sadece altın kullanımının biraz arttığı görülür. Osmanlı tezhip sanatı bu dönemden sonra her alanda başlayan Batılılaşma akımları etkisinde bir değişim sürecine girmiştir.

    18. yüzyılda III. Ahmed Devri süresince Batılılaşma akımlarının etkisi daha net hissedilmeye başlamıştır. Fransız Rokoko akımı 1721'den sonra Osmanlı sanatlarını etkisi altına almıştır. Neredeyse tüm sanat dallarını etkileyen bu akımdan tezhip de nasibini almıştır. Bu dönemde Avrupa Barok üslubuna Türk sanatının unsurlarının katılmasıyla oldukça zevkli eszerler verilmiştir. Bazı sanat öğreticilerimiz bu dönem sanatına “Türk Baroğu” adını vermekte bir sakınca görmemektedirler.

    III. Ahmed döneminde başlayan değişim yaygınlaşıp 19. yüzyılın başlarına kadar sürmüştür. Yüzyıl sonuna kadar devam eden süreçle klasik tezhip üslubu oldukça değişmiş ve barok unsurları olan iri çiçekler, buketler, vazo, saksı veya sepet içinde buketler, kurdela ile bağlanmış çiçekler bolca kullanılmıştır.
    Ülkemizde, tezhip sanatının öğretildiği ilk eğitim kurumu, 1914'de "Medresetül Hattatin" adı ile açılmıştır. İstanbul’da, Cağaloğlu’nda İran Konsolosluğu binasının arkasındaki yokuşun başında yer alan Sübyan Mektebi binasında eğitime başlayan okulun ilk müdürü hattat Arif Bey’dir. Hat, tezhib, halı, cilt, ebru ve ahar gibi geleneksel sanatların yaşamasını sağlamak üzere kurulan okul, harf devrimine kadar, önce “Medreset-ül Hattatin” sonraki adıyla “Hattat Mektebi” ve sonunda “Şark Tezyini Sanatlar Mektebi” adları altında eğitim vermiştir. 1936 yılında, Osman Hamdi Bey’in kurmuş olduğu "Güzel Sanatlar Akademisi’ne" (Sanayi-i Nefîse Mekteb-iI Âlî’si) bağlanmıştır.

    Şark Tezyini Sanatlar Mektebi Hocaları; 1933 yılında, Sümerbank Sanayi Dairesi başkanlarından olan Reşat Eğriboz'un teşvikiyle Ankara'da bir sergi açmışlardır. 2 kasım 1933 günü sergiyi gezen Atatürk eserlerden oldukça etkilenerek, bu alanda öğrenci yetiştirilmek üzere gereken düzenlemelerin geliştirilerek yapılması talimatını verir. Okulun “Akademi”ye bağlanması, bu olay üzerine Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan'ın talimatı ile olmuştur.
    Bu sırada kadrosunda bulunan öğretim elemanları şunlardır: Yazı Hocası Kamil Akdik (Reis-ül Hattatin), Yazı Hocası İsmail Hakkı Altunbezer (Tuğrakeş), Hakkak İsmail Yümni Sanver, Sedefkar Vasıf Hoca, Müzehhib Bahaeddin Tokatlıoğlu, Mücellid Necmeddin Okyay, Müzehhib Yusuf Çapanoğlu. Bu kadroya Hattat Rakım Unan sonradan katılmıştır. Bu öğretim görevlilerinden oluşan Bölüm Öğretmenler Kurulu, ilk toplantısını Akademi Müdürü Burhan Toprak'ın başkanlığında 20 temmuz1936 tarihinde yapmış ve 1936-1937 öğretim yılı başında eğitime başlanmıştır.
    Günümüzde Mimar Sinan Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi, Geleneksel Türk El Sanatları Bölümlerinde tezyini sanatlar eğitimi devam etmektedir.


  8. #8
    ..Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ...KaLpTe1CaN...Ƹ̵̡Ӝ̵̨̄Ʒ..
    CaN-LeYLi-LeYLi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Jan 2009
    Bulunduğu yer : Yer İle Gök, Var İle Yok Arası
    Yaş: 33
    Mesajlar : 6.014
    Teşekkür : 453
    717 mesajına 834 kez teşekkür edildi
    Melek-Gibi
    Tecrübe Puanı : 14
    CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı CaN-LeYLi-LeYLi gerçekten olgun tavırlı

    Standart Cevap: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    Eski bir süsleme sanatıdır. Sözcük Arapça'da “altınlama, yaldızlama” anlamına gelir. Ama tezhip yalnız altınla değil boya ile de yapılır. Daha çok yazma kitapların sayfalarını, hat levhalarının kenarlarını süslemede kullanılmıştır.

    Tezhip doğuda olduğu kadar batıda da uygulama alanı bulmuş bir sanattır. Özellikle ortaçağda Hıristiyanlık'ın kutsal metinlerini, dua kitaplarını süslemede yoğun biçimde kullanılmıştır. Ama zaman içerisinde kitaplarda da resim öne çıkmış, tezhip yalnızca başlıklardaki büyük harfleri süslemekle sınırlı kalmıştır.



    Türkler'de tezhibin geçmişi Uygurlara kadar uzanır. Mani dininin Uygurlar arasında yayıldığı 9. yüzyılda tezhip sanatı da görülmeye başlanmıştır. Bu dönemde İslam ülkelerinde de tezhip yaygın bir sanattı. Anadolu'ya Selçukluların getirdiği tezhip en gelişkin dönemini Osmanlılar zamanında yaşamıştır. 15. yüzyılda Mısır'da Memlûk sanatçıları ayrı bir üslup geliştirmişler, aynı dönemde İran'da ve ardından Timurlular'ın egemen olduğu Herat, Hive, Buhara, Semerkant gibi merkezlerde tezhip sanatı büyük gelişme göstermiştir. Herat'ta geliştirilen üslup daha sonra da İran tezhip sanatını büyük ölçüde etkilemiştir. Osmanlı sanatçıları da 15.-16. yüzyıllarda İran'la artan ilişkiler sonucunda Herat Okulu'nun birçok özelliğini yapıtlarında kullanmış, yeni bireşimler yaratmışlardır. 18. yüzyılda Osmanlı tezhip sanatı gerilemeye yüz tutmuş, klasik motiflerin yerini kaba süslemeler almaya başlamıştır. 19. yüzyılda ise sanatın hemen her alanını saran batı etkisi tezhibe de yansımış, örneğin Klasik dönemde tek olarak kullanılan çiçek motifleri vazolar, saksılar içinde buketler halinde görülür olmuştur.

    Tezhipte temel malzeme altın ya da boyadır. Altın, dövülerek ince bir tabaka haline getirilmiş varak olarak kullanılır. Altın varak su içinde ezilip jelatinle karıştırılarak belli bir kıvama getirilir. Boya ise genellikle toprak boyalardan seçilirdi. Sonraları sentetik boyalar da kullanılmıştır. Tezhip sanatçısı (müzehhip) bir kâğıdın üstüne çizdiği motifi önce sert bir şimşir ya da çinko altlığın üstüne koyarak çizgileri noktalar halinde iğneyle deler. Sonra bu delikli kâğıdı uygulanacağı zeminin üstüne koyarak delikleri yapışkan bir siyah tozla doldurur. Delikli kâğıt kaldırıldığında motifin uygulanacak zemine çıktığı görülür. Bu motif iyice belirginleştirilip altınla ya da boyayla doldurularak tezhip meydana getirilir.


    GENEL BAKIŞ
    Eski geleneksel kitapçılık sanatlarımızdan birisi olan tezhip Sanatı uzun ve köklü bir geçmişe sahiptir. Tezhip sözcüğü; Arapça zehep (altın) sözcüğünden gelmektedir. Altınlamak anlamı taşır. EL yazması eserleri, murakka denilen hüsn-i hat yani güzel yazı levha ve albümleri ile padişah tuğralarına altın yaldız ve boya ile yapılan bezeme Sanatına verilen addır. Altınla bezenmiş eserlere tezhip, ezilmiş toz altınla birlikte sulu guvaj boya ile tezyinat yapan Sanatçılara da müzehhib denir. Arapça altınlama anlamına gelen tezhip sözcüğü yalnız altın yaldızla yapılan işleri kapsamaz, boya ile yapılan ince kitap tezyinatını içine alır. Sadece altınla yapılan tezhip işlerine "Halkari'' denir Tahrirli ve tahrirsiz olmak üzere iki türlüdür. Yazma kitapların sayfa kenarlarına altınla yapılan çiçek şekillerinin etrafına tahrir çekilmiş olanlarına "Tahrirli halkar'' denir. Ayrıca ''boyalı halkar'' olarak bilinen başka bir türü de sarı ve yeşil altınla ve açık renk boyalarla hafifçe renklendirilmiş olarak yapılır.

    El yazma kitaplardan padişaha ve önemli devlet büyükleri ile tanınmış kişilere sunulan, özel kütüphaneler için yazılanlar, külliyatlar, divanlar ve değer verilen kitapların pek çoğu tezhiplenmiştir. Özellikle Kuran'larda çok zengin tezhip süsleme görülmektedir. Kuran'larda zahriye kısmı, ilk iki sayfa , bazen ilk dört sayfa tamamen tezhiple bezenmiş olur, hatime denilen dua ve hattatın imzasının bulunduğu son sayfalarda tezhiplidir. Kitabın metin kısmının başladığı yere yapılan serlevha, başlık ve mihrabiye denilen kısımlarda, Kuran-ı Kerimlerdeki sure ve bölüm başlarında, Fatiha ve Bakara surelerinin baş tarafları da zengin tezhip bezemeleridir. Baştan sona nefis tezhipli eserlerde satır araları, sayfa kenarları, köşeler ile manzum eserlerde iki mısra arasındaki boşluklara da tezhip yapılır. Yazma kitapların sayfa başlıklarının çoğu kubbeli taç şeklinde olup, bunların üst kısımları da “Tığ” denilen sivri uçlarla bitmektedir. Bunların yanında ayetleri ve cümleleri ayırmak için yapılan küçük tezhip şekillere “Nokta” denir. Bunlar küçük yıldız veya çiçek şeklinde olabildiği gibi, şekillerine göre değişik isimlerde alırlar.

    Muntazam geometrik şekilde olanlarına ''Mücevher Nokta'' , altı köşelilerine ''Şeşhane Nokta'' beş yapraklılarına “Pençberk Nokta”, üç yapraklı olanlarına da ''Seberk Nokta'' denir Kur’an-ı Kerimde sayfa kenarlarında o sayfadaki yazının neye ait olduğunu göstermek için yazılan yazıların etrafını çevreleyen yuvarlak ve içi boş süslemelere de “Gül” denir. Bulundukları yerlere göre değişik isimleri vardır Vakfe gülü, secde gülü, hizip gülü her beş sayfada bir, cüz gülü her yirmi sayfada bir ve sure gülü de her surenin başına konur. Bu gül motiflerinin daha büyük ve süslü olanlarına da ''Şemse'' denir. Genellikle şemse cilt kapaklarının ortasına yapılan bir bezeme çeşididir Şems (güneş) motifinden çıkmadır. El yazma kitapların sayfaları yaldızla biri kalın, diğeri ince iki çizgiden oluşan bir çerçeve içine alır. Bu çizilen altın çizgilere “Cedvel” denir. Bazen cedvellerin kenarlarına tahrir denilen değişik renkte çizgiler de çekilir. Cedvelleri müzehhipler çektiği gibi sırf bunları çizen ayrı Sanatçılar da vardır. Bunlara da “Cedvelkeş” denir. Sayfaların etrafında cedvellerden başka çiçek ve bezemelerle yapılan sular görülür, bunlar da şekillerine göre isimlendirilir. Daha geniş olanına “Zencerek” Zencirek, yani zincir gibi, zincirimsi birbirine geçmelerle eklenmiş halkalara “Ulama , iç çiçek ve yapraklarla süslenmiş bordürlere de “kıvrık Dallı” dendiği gibi, Hüsnü Hat levhalarında sözcük ve harflerin süslenmesi için bazı tezhipli bezemeler de yapılır bunlara da ''Hurda tezyinat'' denir.



    TEZHİP NASIL YAPILIR?

    A) MALZEMELER
    1- KAGIT:Gözü yorduğu ve yapılan tezhibi güzel göstermediği için ham kağıt kullanılmaz. Onun yerine bitkisel ve nebati boyalarla boyanmış kağıt kullanılır. Daha sonrada üzeri aharlanır. Ahar bir çeşit ciladır,kağıdı doyurmak için yapılır. Sadece sanat eserlerinde ahar kullanılır,çünkü yanlış yapıldığında silinebüme özelliği yaratır.
    2- MÜREKKEP:Lal altın ve is mürekkebi çokça kullanılmıştır. Lal,koşnil böceğinin kurutulmasıyla elde edilip Fatih devrinde halkarlarda çokça kullanılmıştır. Altın ve is mürekkebi hem tezhip hem de hat sanatının temel malzemesidir bu yüzden her dönemde kullanılmıştır. 3-KALEM:Yazma kaynaklarından anlaşıldığı üzere fırçanın eski ismi "kıl kalem"dir. Müzehhipler fırçalarım çulluk kuşunun ense tüylerinden kendileri yaparlardı. Gümüşi rente olan bu kıl kalemleri tahrir çekmek için kullanırlarmış.

    B) AYET BERKENAR KURAN'I KERİM
    Hattatın en çok zorlandığı eserdir. Çünkü her satır sonunda ayet bitmek zorundadır. Her sayfanın sonuna gelen ayet mutlaka o sayfada bitiyor ve yeni bir sayfa başka bir ayetle başlıyorsa buna ayet berkenar musaf denir. Hattatlar yazma eserleri yazarken ortadan başlayarak yazarlar sonuna doğru eli İyice işlek durumuna gelir ve böylece başa dönüp yazarlar hattatın elinden çıkan varak halindeki eser nakışhaneye gelir. Eser için sipariş veren kişiye muhreç sayfası gösterilerek sipariş alınır ve kolektif bir çalışma ürününde İmza görülmez. Nadiren ser nakkaşın imzası görülebilir.

    C) MUSHABIN KISIMLARI
    1- SER LEVHA:
    Fatİha ve bakara sureleri baş taraflarının olduğu karşılıklı gelen iki sayfadır, metinin başladığına işarettir ve tezhipli sayfalardır. Tek sayfa tezhipli ise 'unvan sayfası' adını alır. Her iki sayfada metin başlamıştır. Yazılı metin cetvellerle ayrılır, nakışhanelerde cetvelkeş denilen vazifeleri cetvel çekmek olan sanatkarlar vardır.

    2- ZAHRİYE SAYFASI: Üç şekilde karşımıza çıkmaktadır.
    a)Mekik zahriye
    b)Madalyon zahriye
    c)Dikdörtgen zahriye
    Müzeyhib'in hür olduğu tek sayfadır. Arapça bir kelime olup zarh(sırt) kelimesinden gelmektedir. Sırtlık demektir. İlk devirlerde madalyon zahriyeler görünürken, II. Beyazıt devrinde mekik (beyzi), son devirlerde dikdörtgen zahriyeler görülmektedir.

    3- HATIME SAYFASI: Son hitabe etme yani imza sayfasıdır. "Ketebe" sayfası da denir. Sayfa düzeninde üçgenimsi bir görüntü olur ve boş kalan yerler tezbihlenir.

    4- SUREBAŞI:Yatık dikdörtgen şeklindedir. İç kısımda sure yazılır. Geri kalan yerler tezhiplenir. Tezhip bittikten sonra hattat tarafından yazı yazılır. İlk Kur'anı Kerimlerde sure başı ile birlikte sure başı gülü de yapılırdı. Cetvelle yapışık olup yönü de sure başına bakacak şekildedir. Daha sonraki devirlerde terk edilmiştir.

    KURAN'I KERİMDE KULLANILAN
    GÜL ÇEŞİTLERİ
    1 - Secde gülü
    2 - Hamse gülü
    3 - Aşere gülü
    4 - Hizip gülü

    5 - Cüz gülü
    Otuz adet cüz gülü, on ayette bir aşere gülü, beş ayette bir hamse gülü vardır. Secde edilecek (14 yerde) yerde de secde gülü bulunmaktadır.

    Hizip gülü ise, beş sayfada bir konur.Büyük ve zengin bir tığla süslenmiş aynı doğrultuda olan güldür.






    üye olmadan linki göremezsiniz üye olmak için tıklayınız]


  9. #9
    Üye
    Fatma TOPÇU - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Jan 2012
    Mesajlar : 1
    Teşekkür : 0
    0 mesajına 0 kez teşekkür edildi
    Tecrübe Puanı : 0
    Fatma TOPÇU seçkin bir yolda olduğunu belli

    Standart Cevap: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    Çizimler görünmüyor arkadaşlar. Nasıl görebilirim??. Yoksa sayfadan kaldırıldı mı?


  10. #10
    Üye
    berkutan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Status : Offline
    Üyelik tarihi : Mar 2012
    Mesajlar : 1
    Teşekkür : 0
    0 mesajına 0 kez teşekkür edildi
    Tecrübe Puanı : 0
    berkutan seçkin bir yolda olduğunu belli

    Standart Cevap: TEZHİB SANAT DERSI (cok kolay)

    resimler neden görünmüyor? hangi programla açabilirim


+ Cevap Yaz + Yeni Konu aç

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
www.vBulletin-Turko.com